Maximilien Robespierre'den;
"Alışkanlığın doğal egemenliği o kadar büyük ki, en keyfi sözleşmeleri, bazen en çürümüş kurumları, gerçeğin ya da yanlışın, adaletin ya da adaletsizliğin mutlak ölçütü olarak görüyoruz" (3 Aralık 1792)
"Zorbayı yargılamak, ayaklanmadır; karar, onun iktidarını yıkmaktır; hüküm, halkın özgürlüğü ne gerektiriyorsa odur." (3 Aralık 1792)
"Ilımlığının ölçülülükle ilişkisi, iktidarsızlığın iffetle ilişkisine benzer; enerji gibi görünen aşırılıksa, gürbüzlük sanılan ödem gibidir." (25 Aralık 1793)
"Terörsüz erdem güçsüzdür; erdemsiz terör kıyıcıdır." (5 Şubat 1794)
"İnsanlığı ezenleri cezalandırmak merhamettir; onları bağışlamak barbarlıktır." (5 Şubat 1794)
"Eğer ezenler ile ezilenler mezarda eşit olsalardı, giyotin altındaki masumiyet, zafer arabasındaki zorbayı korkutur muydu?" (7 Mayıs 1794)
"Gerçek hiç şüphesiz güçlüdür, öfkelidir, kendi despotizmi vardır; insanı duygulandıran bir dili ve suçlu vicdanları olduğu kadar saf yürekleri de gücüyle titreten korkutucu yanı vardır." (26 Temmuz 1794, son konuşmasından)
Alıntılar İlk Eriş Yayınlarından çıkan, Ayaklar Baş Olunca (Jakoben Söylevler) adlı kitaptandır.